Vulva Kanseri

Vulva kanseri, kadın dış genital bölgesinde gelişen nadir ancak klinik açıdan son derece önemli olan jinekolojik kanserlerden biridir. Vulva (dış genitelya); büyük dudaklar, küçük dudaklar, klitoris ve bu yapıların çevresindeki cilt ve yumuşak dokuları kapsar. Bu bölgede ortaya çıkan kanserler genellikle yavaş ilerler; ancak erken dönemde fark edilmediğinde hem tedavi süreci zorlaşabilir hem de yaşam kalitesini etkileyen sonuçlar doğurabilir.

Vulva kanserinin nadir görülmesi, toplumda yeterince bilinmemesine yol açar. Pek çok kişi uzun süre devam eden kaşıntı, kızarıklık veya yara gibi belirtileri “basit bir cilt sorunu” olarak değerlendirebilir. Oysa bu belirtiler, özellikle tedaviye rağmen geçmiyorsa, mutlaka jinekolojik onkoloji bakış açısıyla ele alınmalıdır.

Bu yazıda vulva kanserini; belirtiler, tanı süreci, evreleme, jinekolojik onkolojik cerrahi seçenekleri, ek tedaviler ve takip başlıkları altında kapsamlı biçimde ele alıyoruz.

Vulva Kanseri Ne Kadar Sık Görülür?

Vulva kanseri, jinekolojik kanserler arasında nispeten daha az görülen bir hastalıktır. Çoğunlukla postmenopozal ileri yaş grubunda ortaya çıksa da, son yıllarda daha genç yaşlarda da tanı alan olgular bildirilmektedir. Bu durum, bazı vakalarda Human Papilloma Virüs (HPV) enfeksiyonlarıyla ilişkili hücresel değişimlerin rol oynayabileceğini düşündürmektedir.

Vulva kanserlerinin büyük bölümü skuamöz hücreli karsinom tipindedir. Daha nadir olarak melanom, adenokarsinom veya bazal hücreli kanser gibi alt tipler de görülebilmektedir. Alt tip, hastalığın seyri ve tedavi planlaması açısından çok önemlidir.

Vulva Kanseri Risk Faktörleri

Vulva kanseri tek bir nedene bağlı olarak gelişmez. Birden fazla faktör birlikte rol oynayabilir:

  • İleri yaş
  • HPV ile ilişkili hücresel değişiklikler
  • Uzun süreli vulvar cilt hastalıkları (özellikle liken sklerozis)
  • Bağışıklık sisteminin baskılandığı durumlar
  • Sigara kullanımı
  • Daha önce vulvar intraepitelyal neoplazi (VIN) tanısı almış olmak

Bu risk faktörlerinin varlığı, kişide mutlaka kanser gelişeceği anlamına gelmez; ancak bu faktörlerin varlığı belirtiler ortaya çıktığında daha dikkatli olunmasını gerektirir.

Vulva Kanserinin Belirtileri Nelerdir?

Vulva kanserinde belirtiler genellikle sinsi başlar ve zaman içinde artar. En sık karşılaşılan belirtiler şunlardır:

  • Uzun süredir devam eden, tedaviye yanıt vermeyen kaşıntı
  • Vulvar bölgede renk değişikliği (beyazlaşma, koyulaşma veya düzensiz pigmentasyon)
  • Vulva yani dış genitelyada iyileşmeyen yara, çatlak veya ülser
  • Sertlik, kabarıklık ya da ele gelen kitle
  • Yanma, ağrı veya hassasiyet
  • Temasla ya da kendiliğinden kanama
  • Kasık bölgesinde şişlik

Bu belirtiler tek başına kanser tanısı koydurmaz; ancak özellikle uzun süre geçmeyen veya giderek artan şikâyetlerde biyopsi gerekliliği mutlaka değerlendirilmelidir.

Vulva Kanserinde Tanı Süreci

Vulva kanserinde tanının temelini klinik muayene ve biyopsi oluşturur. Jinekolojik muayenede lezyonun yeri, boyutu, yüzeyi ve çevre dokularla ilişkisi değerlendirilir. Şüpheli alanlardan alınan biyopsi, tanının kesinleşmesini sağlar.

Biyopsi, hastalar için kaygı verici bir işlem gibi algılansa da genellikle kısa süren ve lokal anestezi (uyuşturma) ile rahatlıkla tolere edilebilir bir işlemdir. Tanının gecikmesi ise daha geniş cerrahiler ve daha uzun tedavi süreçleri anlamına gelebilir.

Tanı sonrası hastalığın yaygınlığını değerlendirmek amacıyla görüntüleme yöntemlerinden yararlanılır. Tanı ve hastalığın olası yaygınlığı değerlendirildikten sonra temelde cerrahiyi içeren tedavinin planlaması yapılır.

Vulva Kanserinde Evreleme Neden Önemlidir?

Evreleme, hastalığın ne kadar yayıldığını gösterir ve tedavi planının temelini oluşturur. Evreleme yapılırken şu faktörler dikkate alınır:

  • Tümörün boyutu ve derinliği
  • Komşu yapılara yayılım
  • Kasık lenf bezlerinde tutulum olup olmadığı

Özellikle kasık lenf nodlarının durumu, hem hastalığın seyri hem de ek tedavi gereksinimi açısından belirleyicidir.

Jinekolojik Onkolojik Cerrahi Tedavinin Temelidir

Vulva kanserinde tedavinin ana omurgasını cerrahi oluşturur. Cerrahi yaklaşım, hastalığın evresine, tümörün yerleşimine ve hastanın genel durumuna göre planlanır. Amaç, kanseri tamamen temizlerken mümkün olduğunca fonksiyonel ve estetik kayıpların azaltılmasıdır.

Geniş Lokal Eksizyon ve Parsiyel Vulvektomi

Erken evre vulva kanserinde en sık uygulanan yöntemlerdir. Tümör, sağlam doku sınırlarıyla birlikte çıkarılır. Güncel yaklaşım, gereğinden fazla doku kaybından kaçınmayı hedefler.

Lenf Nodlarının Değerlendirilmesi

Kasık lenf bezleri, vulva kanserinin yayılımında kritik rol oynar. Uygun hastalarda hastalığa en yakın veya en uğrak lenf nodlarının değerlendirilmesini içeren sentinel lenf nodu (bekçi lenf nodu) incelemesi yapılabilir. Bu yöntem, bazı hastalarda gereksiz geniş lenf nodu diseksiyonlarını önleyerek komplikasyon riskini azaltabilir.

Radikal Cerrahi Yaklaşımlar

Daha ileri evrelerde veya yaygın tümörlerde radikal vulvektomi ve daha geniş cerrahi girişimler gerekebilir. Bu tür cerrahiler, deneyimli jinekolojik onkoloji ekipleri tarafından planlanmalıdır.

Radyoterapi ve Kemoterapi Ne Zaman Gündeme Gelir?

Vulva kanserinde her hastaya kemoterapi veya radyoterapi uygulanmaz. Bu tedaviler genellikle:

  • Lenf nodu tutulumu olan hastalarda
  • Cerrahi sınırların yeterince temiz olmadığı durumlarda
  • Lokal ileri evre hastalıkta

cerrahiye ek olarak (adjuvan) planlanabilir. Bazı durumlarda cerrahi öncesi (neo-adjuvan) tümörü küçültmek amacıyla da tercih edilebilir.

Tedavi Sonrası Takip ve Yaşam Kalitesi

Tedavi tamamlandıktan sonra düzenli takip büyük önem taşır. Takip sürecinde:

  • Nüks gelişimi
  • Yeni vulvar lezyonlar
  • Lenf ödemi
  • Cinsel sağlık ve cilt sorunları

değerlendirilir. Vulva kanseri tedavisi yalnızca hastalığı ortadan kaldırmayı değil, hastanın yaşam kalitesini korumayı da hedeflemelidir.

Sıkça Sorulan Sorular

Vulva kanseri bulaşıcı mı?

Hayır. Kanser bulaşıcı değildir. Ancak bazı vulva kanseri türleri HPV ile ilişkili olabilir. HPV, cinsel yolla bulaşabilen bir virüstür; ancak HPV taşıyıcısı olmak mutlaka vulva kanseri gelişeceği anlamına gelmez. HPV, yalnızca risk faktörlerinden biridir.

Vulvada kaşıntı her zaman kanser anlamına mı gelir?

Hayır. Vulvada kaşıntının çok daha sık nedenleri vardır. Egzama, mantar enfeksiyonları, alerjik reaksiyonlar veya liken sklerozis gibi cilt hastalıkları da kaşıntıya yol açabilir. Ancak uzun süredir devam eden, tekrarlayan ya da tedaviye yanıt vermeyen kaşıntı durumlarında mutlaka jinekolojik değerlendirme yapılmalı ve gerekirse biyopsi planlanmalıdır.

Tanı için smear testi yeterli midir?

Hayır. Smear testi rahim ağzı (serviks) kanserinin taranması için kullanılan bir testtir. Vulva kanseri şüphesinde tanı, şüpheli bölgeden alınan biyopsi ile konur.

Vulva kanserinde mutlaka tüm vulva alınır mı?

Her zaman değil. Erken evre ve sınırlı lezyonlarda amaç, tümörü sağlam cerrahi sınırlarla çıkarırken mümkün olduğunca dokuyu korumaktır. Daha ileri veya yaygın hastalıkta cerrahi kapsam genişleyebilir ve daha büyük cerrahi girişimler gerekebilir.

Lenf bezleri neden bu kadar önemlidir?

Kasık lenf bezleri, vulva kanserinin yayılımında önemli bir rol oynar. Lenf nodu tutulumu, hem hastalığın evresini hem de ek tedavi gereksinimini belirleyen en önemli faktörlerden biridir. Bu nedenle tedavi planlamasında lenf nodlarının durumu mutlaka değerlendirilmelidir.

Sentinel lenf nodu her hastaya uygulanır mı?

Hayır. Sentinel lenf nodu yaklaşımı, belirli kriterleri karşılayan uygun hastalarda değerlendirilir. Tüm hastalar için standart bir uygulama değildir. Hangi hastalarda güvenli ve uygun olduğu, tümörün özellikleri ve değerlendirilmelerde hastalığın yayılım ön görüsüne göre belirlenir.

Radyoterapi veya kemoterapi ne zaman gerekir?

Bu tedavilerin gerekliliği; hastalığın evresine, lenf nodu tutulumuna, cerrahi sınırların durumuna ve patolojik risk faktörlerine göre değişir. Bazı hastalarda yalnızca cerrahi yeterliyken, bazı hastalarda ameliyat sonrası radyoterapi veya kemoradyoterapi gerekebilir.

Tedavi sonrası cinsel yaşam etkilenir mi?

Etkilenebilir; ancak bu durum yapılan cerrahinin kapsamına ve kişinin iyileşme sürecine bağlıdır. Bu nedenle tedavi planı oluşturulurken fonksiyonel sonuçlar ve yaşam kalitesi mutlaka göz önünde bulundurulmalıdır. Takip sürecinde cinsel sağlık, ağrı yönetimi ve dış genital bölgenin estetik/bakımı önemli bir yer tutar.

Vulva kanseri tekrarlayabilir mi?

Evet, vulva kanserinde nüks riski vardır. Bu nedenle düzenli kontroller, yeni lezyonların erken fark edilmesi ve eşlik eden cilt hastalıklarının yönetimi büyük önem taşır.

Ne zaman doktora başvurmalıyım?

Aşağıdaki durumlardan biri varsa değerlendirmeyi ertelememek gerekir:

  • Tedaviye rağmen geçmeyen kaşıntı
  • 2–3 haftayı aşan vulvar yara veya ülser
  • Hızla büyüyen kitle veya belirgin renk değişikliği
  • Menopoz sonrası açıklanamayan kanama

Erken değerlendirme, tedavi seçeneklerini artırır ve sürecin daha yüz güldürücü ilerlemesine katkı sağlar.

Sonuç

Vulva kanseri, erken fark edildiğinde tedavi başarısı yüksek olan; ancak belirtileri çoğu zaman gözden kaçabilen bir jinekolojik kanser türüdür. Vulvada geçmeyen kaşıntı, iyileşmeyen yara, renk değişikliği ya da kitle gibi bulguların ciddiyetle değerlendirilmesi; doğru tanı ve uygun tedavi planı açısından büyük önem taşır. Bu süreçte jinekolojik onkoloji alanında deneyimli bir ekip tarafından izlenmek, hem tedavi başarısını hem de yaşam kalitesini doğrudan etkiler.

Ankara’da vulva kanseri tanı, cerrahi tedavi ve takip süreçlerinde jinekolojik onkoloji alanındaki birikimleriyle öne çıkan Prof. Dr. Ömer Lütfi Tapısız, bu alanda danışabileceğiniz uzman hekimler arasında yer almaktadır. Bilgi almak ve randevu oluşturmak için iletişim sayfamızdan bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Aklınıza Takılanlar